İnsanlığın ortak mirası: Antalya Kaleiçi

0
3

Gören bilir, Antalya sadece bir yaz tatili şehrinden ibaret değil. Bu şehrin 2. yüzyıla kadar uzanan köklü bir tarihi var. Bergama Kralı Attolos tarafından kurulan şehrin ilk adı Attaleia olmuş. Şehirde yaşamın başladığı Kaleiçi surlarla çevrili dar sokaklarında birçok farklı medeniyeti ağırlamış. Bergamalılar yerini Romalılara, onlar da daha sonra Bizanslılara bırakmış. Hristiyanlardan Müslümanlara, Selçuklulardan Osmanlılara kadar çeşit çeşit kültürler burada iz bırakmış. Kaleiçi'nde tarihi dönemlere yolculuk yapmak için önerdiğimiz yerleri ziyaret etmelisiniz. Antalya’nın denizleri ve kumsalları kadar tarihinin de ilgi çekici olduğunu fark edeceksiniz.

Hadrianus Kapısı’ndan içeri girin



Tarihi kapı ve merdivenler

130 yılında İmparator Hadrianus’un gelişine ithafen yaptırılan Hadrianus Kapısı ayrıca Üç Kapılar adıyla da biliniyor. Antalya’nın tarihi bir simgesi olan bu kapı, eski şehrin kalbine açılıyor. Beyaz mermerden yapılmış, çeşitli kabartmalarla ve oymalarla süslenmiş bu kapının sizi bir süre etkilemesine izin verin. Daha sonra kapıdan içeri girin ve dar sokakları takip edin. Kaleiçi sokaklarında keyifli adımlar atacak ve şehrin tarihi atmosferini hissettirecek eski evlerle karşılaşacaksınız. Geleneksel mimariyi hayranlıkla seyrederek ilerlediğiniz bu yolculukta kısa süreliğine kaybolacaksınız.

Kesik Minare’yi yakından görme zamanı!


Cami ve Kesik Minare

Korkut Cami’nin kendisinden daha meşhur olan bir minaresi var. Bunun sebebi minarenin bir bölümünden sonrasının olmaması. Minare bu görünümünden ötürü Kesik Minare olarak nam salmış. Minarenin bu ilgi çekici şekli 19. yüzyılda çıkan bir yangın sonucu hasar görmesinden kalmış. Antalya’da Türklere ait ilk cami olarak da bilinen Korkut Cami aslında Romalılar tarafından inşa edilen bir kiliseymiş. Uzun yıllar boyunca ibadet yeri olan bu kilise II. Bayezid’in oğlu Şehzade Korkut tarafından camiye dönüştürülmüş.

Zamanı bir de saat kulesinden öğrenmelisiniz


Saat Kulesi ve Türk bayrağı


Şu an nereye baksak saati görüyoruz ve oldukça sıradan bir şey olduğunu düşünüyoruz. Ancak düşünsenize eskiden saati göstermesi için kocaman kuleler yapılıyormuş. Bu kuleler artık şimdiki zamanı değil geçmişi gösterdiği için değerli. Dolayısıyla tarihi bir semti ziyaret ediyorsanız oranın saat kulesini de görmeniz gerekli. Kaleiçi’ndeki Saat Kulesi 20. yüzyılın başında Küçük Sait Paşa tarafından Sultan II. Abdülhamid için yapılmış. Kare biçimindeki kule şık bir biçimde duruyor. Saatleri ve kadranları yenilenmiş olsa da orijinal çanını hâlâ koruyor.

Hıdırlık Kulesi’nin tarihteki rolünü bulabilir misiniz?

Antalya Kaleiçi’nde deniz kenarında bulunan Hıdırlık Kulesi


Antalya’nın tarihinden bugüne kalan en eski yapılardan biri de Hıdırlık Kulesi. Bu kulenin 2. yüzyılda yapıldığı düşünülüyor. Kulenin üst bölümlerinde Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yapılmış onarım izlerine rastlanıyor. Kulenin yapılış nedeni de tam olarak bilinmiyor. Tarihteki önemli birinin mezarı olabileceği yönünde görüşler mevcut. Bu görüşlerin nedeni kulenin iki girişinde de balta şeklinde oymaların yer alması. Bir başka görüşe göre kule bir zamanlar deniz feneriymiş. Antalya’ya yaklaşan gemileri izleme görevini üstlenmekteymiş. Denize bu kadar yakın olduğu için bu varsayıma da hak verilebilir. Eskiden kilise olarak kullanılmış olabileceğini söyleyenler de var. Kim bilir belki de haklılar.

Deniz havası için Antalya Marina’ya!

Marinada yatlar ve deniz


Antik kaynaklara göre bu eski yat limanı korsanların elindeymiş. Antalya’ya yaklaşan gemileri kötü bir sürprizle karşılayan korsanlar yağmaladıkları gemilerden elde ettikleriyle geçinirmiş. O zamanki adının Korykos olduğu biliniyor. “Kaya Kovuğu” anlamına gelen bu isim adını etkileyici doğal falezlerden alıyor. 1980’li yıllarda restore edilen ve bu restorasyonla Altın Elma ödülü kazanan Kaleiçi Marina mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri. Ferah deniz havası eşliğinde yatları, surları ve tarihi evleri izlemek epey keyifli.

Yivli Minare ve Mevlevihane ilginizi çekecek

Ağaçlar arasında eski minare


Koyu mavi seramiklerle yapılmış külahıyla dikkat çeken Yivli Minare Cami, adını 8 olukla süslenmiş minaresinden alıyor. 13. yüzyılda yapılan cami Selçuklu Dönemi’nin ilk İslami eserlerinden biri olarak gösteriliyor. Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılan Yivli Minare’nin yerinde daha önce bir Bizans Kilisesi varmış. Külliyenin içinde ayrıca Mevlevihane, medrese ve iki de türbe yer alıyor. Bugün Devlet Güzel Sanatlar Galerisi olarak hizmet veren camiyi ziyaret ederek içinde sergilenen eserlere yakından bakabilirsiniz.

 

Suche
Kategorien
Mehr lesen
Gezen & Gören
İstanbul’un tarihî sütunları: Zamana direnen anıtlar
İstanbul’un tarihî sütunları: Zamana direnen anıtlar   İstanbul, binlerce...
Von Tolga Serhat Bulmuş 2026-01-25 21:31:32 0 4
Yurt Dışı Geziler
Avrupa’da sonbaharın en güzel yaşandığı 11 şehir
Sonbahar, Avrupa şehirlerini büyülü bir atmosfere...
Von Tolga Serhat Bulmuş 2026-01-26 14:49:18 0 4
Yeme & İçme
Kelle Paça Çorbası
Kelle Paça Çorbası Besin Değerleri 1 Porsiyon249 kcalKarbonhidrat 3.30...
Von Tolga Serhat Bulmuş 2026-01-25 20:48:48 0 3
Alternatif Rotalar
Likya Yolu Rehberi: Hem Spor Hem Gezi
Likya Yolu yürüyüşü ile doğanın tadını çıkarmaya hazırlan. Gerekli...
Von Tolga Serhat Bulmuş 2026-01-21 18:11:02 0 2
Yurt Dışı Geziler
Güney Kore başkenti ve şehirleri
Doğu Asya'da yer alan Güney Kore, zengin kültürel mirası, modern şehirleri ve...
Von Tolga Serhat Bulmuş 2026-01-26 14:16:48 0 2